Blog

Benim Mağara Metaforum

.

HAKİKATE MEFTUN OLMAK

Bir gün gelir mağaradan çıkarırlar sizi . Ellerinizi, ayaklarınızı bağlayan bağları söküverir, boynunuzu tutan zincirleri salıverirler. Sizi bir daha geri dönülmez bir yola sokarlar. Yavaş ve ürkek yürüdüğünüz bu yolun sonunda hakikat denilen amansız sevdaya tutulacak,gölgeler imparatorluğuna veda edeceksiniz.

Onunla ilk buluşmanız canınızı yakacak.Gözleriniz tutuşacak önce, nefesiniz daralacak, vücudunuzu yavaş yavaş akan bir ateş saracak,binlerce minik ok vücudunuza aynı anda saplanacak,kanınız tutuşacak.Hakikatin görkemi karşısında uyuşan beyniniz sonrasında tüm açlığıyla öyle hızlı saldıracak ki ona yorgun düşüp vazgeçeceksiniz. Defalarca kapısından geri dönecek lakin sonunda bir daha dönmemek üzere içeri gireceksiniz. Bu meşakkatli yolda yüreğiniz de sizi yalnız bırakmayacak; uzanıp beyninize dokunacak, onun tüm kıvrımlarını okşayacak, hakikatin peşinden gitmesi için yalvaracaktır.

Artık hakikatin kuytusundasınız. Onun dışında ne ile sevişirseniz sevişin doymayacaksınız. Hakikatin dışında hiçbir haz sizi mutlu etmeyecek. Hep onun yatağıyla hep onun sıcağıyla ve hep onun muhabbetiyle vuslat isteyeceksiniz. Geceleyin en derin uykulardan bile hakikatin ateşiyle onun koynunu özleyeceksiniz.Artık hiçbir fikre tam olarak teslim etmeyeceksiniz kendinizi.En cazibelisini,en çekicisini bile sorguya çekecek hakikatin uğruna terk edeceksiniz.Sırça köşkünüzün her köşesine hakikatin kokusu sinecek,sırtınızı dayadığınız tek duvar şüphe olacak.Özgür olmak bilmek ,hakikatin peşinde gitmek ise özgürleşmek artık sizin için.Özgürleştikçe aidiyet denilen kaleniz zayıf düşecek.Hiç bir yere,hiçbir fikre ve hiç kimseye ait olmayacaksınız.En zor olanını yaşayacak ve yalnızlaşacaksınız.

Hakikat  aşkınızın uğruna ödediğiniz bedel bu kadarla kalmayacak daha beterini yaşayacaksınız. Bir gün mağaraya dönmeniz gerekecek bu aşkı uğruna.Eskiden vatanınız olan Gölgeler İmparatorluğunu dinamitlemeniz gerecek.Eskiden sevdiklerinizi karşınıza almayı hatta onlardan vazgeçmeyi gerektirecek.Bu öyle bir yar ki seve seve paylaşılacak  çaresiz. Onları da ortak etmeli, onları da aşık etmeniz gerekecek bu sevgiliye.Sadece aşkta yetmez,saygı duymalı,hesapsızca peşine düşmeliler onun.Ve siz onların tüm hayırlarına,tüm direnmelerine karşı sapasağlam durmalısınız.Tüm acımazsızlıklarına katlanmalı,tüm saldırılarını bertaraf etmelisiniz.İnandıkları gölgeleri,gerçek sandıkları yansımaları,değer sandıkları yanılsamaları gözlerinin içine baka baka paramparça etmelisiniz.

Ve mağaraya ineceksiniz. Onları, gerçekmiş gibi oynaşan gölgelerin karşısında mutlu, tasasız, neşe içinde seyre dalmış bulacaksınız.Hepsinin gözleri fersiz ve kapkara, benizleri soluk, hakikati değmemiş tenleri saydam, kemikleri kırılgan olacak.Yabani hayvanların kan kokusunu alması gibi sizin teninize sinen hakikatin tehlikeli kokusunu alacaklar ve yüzünüze bakacaklar, gözlerinize. İşte o an inanılmaz bir hızla şerde ortaklık başlayacak; birbirine sokulacak, birbirinin kötülüğünü ısıtacak ve size karşı birbirlerini yoldan çıkaracaklar.

.

Siz ise suretlerinde ki yapışkan ve bildik korkuyu görüp, öfkeleneceksiniz onlara. Ciğerlerinizin tüm gücüyle bağırmak, omuzlarından tutup delicesine sarsmak isteyeceksiniz onları. Mağaranın dışına saçlarından sürüyerek götürmek,hakikatin ayaklarının dibine fırlatmak isteyeceksiniz.Çünkü onlardan bütün kalbinizle nefret edeceksiniz.Hakikate karşı korkularından,aralarındaki suni temastan,gölgelere tapınmalarından,sahte mutluluklarından nefret edeceksiniz.Sonra korkacaksınız.Size yapabileceklerinden korkacaksınız.

Çoğunluktur onlar, sizi oracıkta paramparça edebilirler. Hatta öyle şeyler yaparlar ki size ölümünüzü özlersiniz. Etiketleyebilir, hakaret edebilir, delilikle suçlayıp, dışlayabilirler. Etrafınızı çevirip, korkunç kahkahalar atarak, sizi rezil etmek için yarışabilir,tükürükleriyle boğabilirler.Vücutlarında ki tüm deliklerden üstünüze cerahat akıtıp pis kokularıyla öldürebilirler.Karanlığın onlara öğrettiği tüm işkencelerle bedeninize ve ruhunuza onarılmaz yaralar açabilirler.

Bütün bunlardan dahi vahimi çarpışacağınız asıl güç sadece bir gölge olacak. Hiç bir zaman karşınızda yakasına yapışacağınız gerçek bir düşman da olmayacak.Bu gölge her kılığa girebilecek,işine gelen her değeri doymak bilmeyen bir iştahla sömürecek.Bu gölgeye hakikat diye sığınanlar da;ruhlarında ki nedenini bilmedikleri boşlukla baş edebilmek  için önce hakikate saldıracak ama güçleri yetmeyeceğinden hakikatin aşıklarına kusacaklardır öfkelerini.

İşte gerçek yolculuk tam da burada başlayacak. Hedef ne gelecek ne geçmiştir sizin için. Tek hedef hakikattir.O öyle bir sevgilidir ki dimdiktir.Hiç kimseye yaslanmaz,hiç kimseyi arkalanmaz,hiç kimseyi kayırmaz.En amansız düşmandan daha keskindir. Hayattan daha keskindir, ölümden daha keskindir. Hepsinden önemlisi bile bile seçmişsinizdir. Üstelik bu aşkla kavrulan ne ilk ne de son kişisinizdir.Ve hakikat aşkı zorlu bir yolda yürümektir. Yürüyecek

.
arada bir düşecek ama düştüğünüzde bile elinizde hakikate ait bir avuç toprakla doğrulacak, ondan caymayacak, vazgeçmeyeceksiniz.

Evet sevgili okur,

Platon’un Mağara Metaforunu kendi kalemimden paylaşmak istedim. Huzurlarınızdan ayrılırken hepinize bol hakikatli günler dilerim.

Ömür Deniz (denizd)

Yorumlarınız bizim için değerli.

%d blogcu bunu beğendi: